Blog

Covid-19 Salgını Ve Eğitimin Dönüşümü

Biz insanlar planlar yaparız. Hayaller kurarız. Ama hayatın bizim için yaptığı yani haberimiz bile olmadan yaşamak ve tecrübe etmek zorunda olduğumuz planlar da vardır. Bu bağlamda bazen çıktığımız yolculuklarda ne gibi sürprizlerle karşılaşacağımızı önceden tahmin etmemiz zor ve hatta imkânsızdır. Özetle, hayat sürprizlerle doludur. Mesela ilk olarak Çin’in Hubei eyaletinin Wuhan bölgesinde çıkan ve 2020 yılını dünyaya ve insanlığa zehir eden, milyonlarca can alan, ekonomileri çökerten, sosyal hayatı bitiren ve psikolojileri alt üst eden COVID-19 salgınının, toplumun her kesimini dört duvar arasına tıkacağını kim bilebilirdi ki?

Düşünsenize, ancak mikroskopla görülebilen bir virüs tüm dünyaya yayılıyor ve milyonlarca can alıyor. Ayrıca bu virüs insanları dört duvar arasına hapsediyor. Yetmiyor, eğitim başta olmak üzere tüm dinamiklerle birlikte toplumları, ülkeleri ve iktidarları yeniden dizayn ediyor. Nihayetinde herkesi ve her şeyi “yeni normal” diye bir süreç ile karşı karşıya bırakıyor.

Bütün bunları 3 – 4 yıl önce söyleseler deli saçması olarak yorumlardık. Hatta tüm bunların ancak fantastik bilim-kurgu filmlerinde olacağını belirtip söylenenlerle dalga geçerdik. Ama maalesef gerçeklerin acı olduğu bir dünyada yaşıyoruz. Evet, gelinen noktada Koronavirüs yüzünden tüm planlarımız alt üst oldu. Acı ama gerçek…

Covid-19 Gölgesinde 2020
Aslına bakacak olursak 2020 yılı Covid-19 gölgesinde geçmiş gibi gözükse de aslında hem kazançlı olduğumuz, hem de kaybettiğimiz bir yıl oldu.

Neler kaybettiğimizi biliyoruz. Kazançlı olduğumuz kısımları sayacak olursak; birlik, beraberlik, araştırma, sorgulama, muhakeme etme, empati, zamandan ya da mekandan bağımsız olarak eğitim alma / eğitim verme ve evden çalışma gibi birçok farklı etmeni dile getirebiliriz. Hatta vakit darlığından şikayet edenler bu süreçte bol bol kitap okudu, film izledi ve sevdikleriyle online da olsa iletişim kurdu.

Peki Covid-19’dan sektörler ve en önemlisi de eğitim nasıl etkilendi?

Covid-19 Salgını Ve Eğitim
Son yıllarda teknolojide yaşanan değişim ve dönüşüm, hiç şüphesiz eğitimi de değişime ve dönüşüme zorlamıştır. Açıkçası toplum için önem arz eden bir olgu olan eğitim ve öğretimin, çağı yakalamak üzere bilimin ve teknolojinin ışığında ilerleyerek değişmesi ve kendini geliştirmesi olağandır.

Ancak Covid-19 gibi ani gelişen olağanüstü dönemlerde eğitmenleri ve öğrencileri korumak adına alınan zorunlu önlemler (uzaktan eğitim, çevrimiçi eğitim, online ders vs…) eğitimin dönüşmesini hızlandırmaktadır.

Bilindiği üzere değişim bazen güzellikle olur, bazen de zorunlu şekilde gelir. Zorunlu değişim içinse şartların olgunlaşması gerekir. Covid-19 sürecinde hayatımıza giren dijital eğitim ve uzaktan eğitim sistemi, eğitimin zorunlu olarak kabuk değiştirmesinin göstergesidir. Diğer bir deyişle günümüzde “eğitimde dönüşüm” için gereken şartları olgunlaştıran en büyük etken Koronavirüs olmuştur. Yani bu salgın uzaktan eğitim sistemine geçişi bir nevi zorunlu kılmıştır. Fakat Koronavirüs salgını başta üniversiteler olmak üzere eğitim kurumlarının aslında bir B planına sahip olmadıklarını göstermiştir.

Kısacası, eğitim kurumları olağanüstü döneme hazırlıksız yakalanarak oluşan krizi başarılı bir şekilde yönetememişlerdir. Özelikle üniversite öğrencilerine süreç içerisinde net bilgi verilmemesi ve bundan kaynaklı belirsizlik eğitimi sekteye uğratmıştır.

Uzaktan Eğitim Gerçeği
Bu arada güçlü bir internet ve teknoloji altyapılarına yatırım yapan gelişmiş devletler bu olağanüstü süreçte öğrencilerine her türlü imkânı sağlamış ve eğitim-öğretim faaliyetlerine herhangi bir aksaklık olmadan devam etmişlerdir. Aslında Türkiye uzaktan eğitime yabancı değil. Ülkemizde temelleri 1980’li yıllarda atılan ve T.C. Anadolu Üniversitesi’nin Açıköğretim Fakültesi ile başlayan uzaktan eğitim süreci, T.C. Milli Eğitim Bakanlığı tarafından Açıköğretim İlk, Ortaokul ve Lise versiyonunun kurulmasıyla devam etmiştir.

Sonuç olarak; eğitimin, çağın gerektirdiği şekilde modernize edilerek ve günümüz dünyasının temel değerlerine entegre edilerek yeni nesillere sunulması ve öğrencilerin geleneksel eğitim-öğretim anlayışı yerine yenilikçi eğitim-öğretim anlayışı ile yetiştirilerek geleceğe hazırlanması Covid-19 gibi krizler yüzünden hem aksamakta hem de bu kriz eğitimin dönüşmesi için zemin hazırlamaktadır.

Öte yandan içinde bulunduğumuz asrın gerektirdiği şekilde kabuk değiştiren, eğitim sistemimizde yaşanan bu gelişmeler, aslında olması gereken şekilde ilerliyor. Hem zaten değişimi kabul etmeyenler yok olmaya mahkumdur. Tarihin tekerrür ettiği fenomenini göz önünde bulundurursak değişimin kaçınılmaz bir gerçek olduğunu görürüz. Umarım Covid-19, değişimi kabul etmek için bir fırsat olur. Ayrıca bu salgın hem insanlık hem de eğitim başta olmak üzere tüm sistemler için bir milat olur.

Bu gönderiyi paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir